seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2010 Perşembe

Fixing a Hole

Gene bin türlü laflar hazırlamaktan alıkoyamadım kendimi. 

Önce dersimize çalışalım:

  • Bekaret Zarı tabir edilen beden parçası, tamamen hijyenik sebeplerle vajinanın iç kısmına konuşlandırılmış bir tasarım harikasıdır. Zira kadın cinsel organı fiziksel özellikleri gereği mikrop, virüs kapıp bakteri üretmeye oldukça müsaittir. Zarımız ise zararlı dış etkenleri içeri geçirmezken vücut sıvılarının dışarı çıkışına izin veren porlu bir yapıdadır. Mini mini kız çocukları sağlık bilincine sahip olacak yaşa gelene dek bu zar tarafından hastalıklardan korunmaktadır. Yani bir noktada, burundaki kıl ne ise vajinadaki zar da odur. 
  • İnsan evladı dediğimiz kişi özünde hayvanoğlu hayvandan başkası değildir. Bu nedenle de pek çok memeli hayvanın sahip olduğu temel içgüdülere sahiptir. Hormonları ve iç güdüleri ile hayvan olan birey, aklı ve kalbi ile insan olmaya çalıştığında bugünkü tek eşli ve duygusal temelli cinsel davranış biçimi ortaya çıkmıştır. Bu durum her ne kadar zorlama ve dayatma gibi görünse de çiftleşirken eşiyle yüz yüze duran hayvana -insan hariç- doğada pek rastlanmadığı göz önüne alınırsa; adaptasyon konusunda katettiğimiz yolun ne kadar büyük olduğu anlaşılacaktır.

Şimdi bu iki veriyi aklımızda tutalım ve bir hikaye yazalım:

Ehlileşmiş adam evrimleşmiş kadını sever. Sırf kendinin olsun ister. Kadın da ha keza. Başkalarına yaz gözle bakmamak üzere sözleşirler. Bir gün sevişmek isterler. Kadın reddeder. Çünkü zarı bir kez bozdurursa bir daha geri gelmez [Oysa kadın, sağlık bilincine sahip olacak yaşa çoktan gelmiştir]. Adam mecburiyetten(!) kadının eline, ağzına, zar olmayan muhtelif yerlerine girip çıkar. Tabi ki de yetmez [Çünkü insanlık, en zeki memeliye takılmış bir masktır]. Adamın önce gözü sonra kendi başkalarına kayar [Eninde sonunda bu da bir ihtiyaçtır]. Kadın bakar adam elden gidiyor, o da sevişmek ister ama öte yandan zardan da korkar. Bir gün zar korkusu g.t korkusunu bastırdığında kadının tepesinde bir ampül yanar ve anal müdahaleye göz yumar. Sevişmek gibi güzel bir ayini b.k yoluna harcarlar. Gel zaman git zaman birbirlerinden sıkılmaya başlarlar. Serde gençlik var, güzellik var. Başkalarıyla da olabileceklerinin ayırdına varırlar. Adamın vicdanı rahat, kızı bozmamıştır. Kızın gönlü ferah, zarı harcamamıştır. Medenice(!) ayrılırlar.
Adam başkasını bulur, zarsal muayeneden başarıyla geçen temiz kızın masumiyetine vurulur ve hikayesi loop'a girer.
Kadın başkasını bulur, zarsal muayeneden başarıyla(!) geçer. Yeni adam kadının masumiyetine(!) vurulur. Namusuyla(!) yaşayan kızımız(!) da böylece loop'a dahil olur, mutlu mesut yaşar.

Bakalım bu hikayedeki yedi bin beş yüz çarpıklığı bulabilecek misiniz? Ya da adamla kadın arasındaki 7 farkı? 7 Fark yok aslında. Tek fark var, o da kadının namusu(!) için kanıt gereci varken, adamınki için olmayışı. Bana kalırsa tüm hikaye böyle başladı...

Aslına bakarsanız kimseyi garipsemiyorum ben. Sevişmek ne kadar doğalsa buna sade seks olarak bakmak da öyle. Her önüne gelenle zevkten zevke koşmak ne kadar mantıklıysa evlenene dek kimseyle aynı yatağa girmemek de...
Lakin işler epey çarpıtıldı. Kavramların hepsi birbirine girip yukarıda bahsi geçen kutuplardakilerin hepsi "-mış gibi" yapmaya başlayınca da işin tadı kaçtı. 

Konunun beni üzen tek yanı bu işte. Yoksa zaten bana ne ki? Herkesin tuttuğu kendine!